Pendikspor, 2001 yılına girdiğinde, 2. Lig'de mücadele ediyordu. O sezon, Kırmızı-Beyazlılar’ın tarihindeki en unutulmaz anlardan biri yaşandı. Takım, sezon boyunca gösterdiği olağanüstü performans ile 2. Lig'de zirveye yerleşmeyi başardı. Bu başarı, sadece bir üst lige geçiş olmanın ötesinde, kulüp için büyük bir motivasyon kaynağı oldu.
Başkanlığını o dönemde İsmail Keleş'in yaptığı Pendikspor, teknik direktör olarak da deneyimli bir isimle yola çıkmıştı. Takımın en önemli oyuncularından biri olan Erhan Sergen, sezon boyunca attığı gollerle ve liderlik vasıflarıyla dikkat çekti. Defansif anlamda da sağlam bir yapı oluşturan takım, hem ofansif hem de defansif anlamda dengeli bir oyun sergiledi. Bu, şampiyonluk yolunda en büyük etkenlerden biri oldu.
Kırmızı-Beyazlılar, sezonun sonlarına doğru büyük bir heyecan yaşadı. Son maçında, uzun zamandır beklenen 1. Lig biletini almak için mücadele etti. Taraftarların coşkusu, stadyumu dolduran binlerce kişi ile birleşince, Pendikspor’un bu önemli anı daha da anlamlı hale geldi. Zorlu bir hava, yüksek bir gerilim ve büyük bir beklenti ile oynanan o maç, Pendikspor'un tarihine kazındı.
Maçın bitiş düdüğünün ardından, Pendikspor'un futbolcuları ve taraftarları sevinç gözyaşları dökerek birbirlerine sarıldılar. Bu, sadece bir maç galibiyeti değil, aynı zamanda yıllarca süren özlem ve emeklerin bir ödülüydü. Pendikspor, 1. Lig’e yükselerek, İstanbul’un prestijli takımları arasında yer almayı başardı.
Bu tarihi yükseliş, kulüp için yeni bir başlangıcın kapılarını araladı. Artık Pendikspor, sadece yerel bir takım olmaktan çıkmış ve Türk futbolunun önemli bir parçası haline gelmişti. 2001 yılı, Kırmızı-Beyazlılar için hem bir başarı hem de büyük bir umut yılı oldu. Bu başarı, sonraki yıllarda kulübün vizyonunu genişletti ve taraftarların beklentilerini daha da artırdı.
Pendikspor Hub